






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Mali Hukuk, Yıl 2022 Sayı 214</title>
    <link>https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2280</link>
    <description>Mali Hukuk</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>6306 SAYILI AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN  (ARAADHK) VE TÜRK BORÇLAR KANUNU  (TBK) HÜKÜMLERİNE GÖRE KENTSEL DÖNÜŞÜM KAPSAMINDAKİ RİSKLİ YAPIYI RIZASIYLA TAHLİYE EDENLERE UYGULANACAK MALİ TEŞVİKLER</title>
      <link>https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64385</link>
      <guid isPermaLink="true">https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64385</guid>
      <author>Baki Tuna Yazıcı</author>
      <description>&lt;em&gt;Çalışmanın amacı, 2012 yılında yürürlüğe giren ve asıl amacı afet riskine karşı dayanıklı, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun yaşam alanları oluşturmak olan 6306 sayılı ARAADHK'nun düzenlediği; deprem riski sebebiyle acil olan kentsel dönüşümün bir an önce sağlanabilmesi için hak sahiplerine uygulanacak mali teşviklerin incelenmesidir. Bu kapsamda söz konusu riskli taşınmazlarla ilgili tek hak sahibi, ilgili taşınmazın malikleri olmayıp bu taşınmazları malik sıfatı olmadan kullanan şahsi ve sınırlı ayni hak sahipleri de bulunmaktadır. Bunlardan en dikkat çekeni ise uygulamada en çok rastlanan, taşınmazı kullanmakta olan kiracılardır. &lt;/em&gt;&#13;
&lt;em&gt;ARAADHK'un, aciliyet sebebiyle tahliye için vermiş olduğu surelerin, TBK'da düzenlenen tahliye ile ilgili genel sürelerden kısa tutulmuş olması kiracıların tahliyesi sürecinde sıkıntılar oluşturmaktadır. Ayrıca söz konusu riskli yapıların yalnızca tapuya kayıtlı değil kaçak yapı ve gecekonduları da içeriyor olması, bu yapıları kullananların yapıyı tahliyeye teşvik edilmesi amacıyla birtakım mali teşviklerin ön görülmesini kaçınılmaz hale getirmiştir.&lt;/em&gt;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>VERGİ İCRA HUKUKUNDA GAYRİMENKULLERİN HACZİ VE SATIŞ SÜRECİNDE ÖZELLİKLİ DURUMLAR</title>
      <link>https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64675</link>
      <guid isPermaLink="true">https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64675</guid>
      <author>HAKAN ARSLANER</author>
      <description>İdarenin, vergi alacağını tahsil edememesi hâlinde, sunmakla mükellef olduğu kamusal hizmetlerinde aksama yaşanması doğal bir sonuç olacaktır. Vergileme sisteminin hem sağlıklı hem de adaletli yürütülebilmesi için ise borçluların zamanında vergi borçlarını ödemesi beklenmektedir. Gönüllü olarak bu sisteme uyulmaması durumunda ise idare için cebri takip ve tahsil yollarına başvurmak kaçınılmaz olacaktır. Borçluya ait menkul ve gayrimenkul malların haczedilip paraya çevrilme işlemleri son derece tekniktir ve borçlu için mülkiyet hakkına doğrudan müdahale niteliğinde olduğundan, hukuka sıkı sıkıya bağlı bir şekilde uygulanması gerekir. Özellikle gayrimenkul mallar üzerinde başkalarının da hak iddia etmesi ve borçlunun bazen de bu mallar ile manevi bir bağ kurması gibi sebeplerle mümkün olduğu kadar borçlu menfaati de göz önünde bulundurularak idarenin bu haciz ve satış sürecini hassasiyetle yürütmesi önem arz etmektedir. Bu sebepten gayrimenkullerin haciz ve satış sürecinde somut her durumda alacaklı idare ile borçlu ve üçüncü kişiler arasında zaman zaman menfaat çatışmasının yaşanması söz konusu olabilir. Beklenen, mümkün olduğunca kurallar dâhilinde ve kamu yararı güdülerek işlemler tesis edilmesi, uyuşmazlık hallerinde ise en hızlı ve doğru bir şekilde çözüm üretilerek haciz sürecinin menfaat birliği sağlanarak sonlandırılmasıdır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TEKNOKENTLERİN VERGİ TEŞVİK MEVZUATI KAPSAMINDA ANALİZİ</title>
      <link>https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64955</link>
      <guid isPermaLink="true">https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=64955</guid>
      <author>Sultan Tütmez</author>
      <description>Teknokent faaliyetleri vergi hukuku yönüyle analiz edilmiştir. Araştırmada, Mali Hukuk mevzuatı ve Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri bütünlük içinde ele alınmaktadır. Kurumlar ve Gelir Vergisi Kanunu ağırlıklı olmak üzere; Katma Değer Vergisi, Gümrük Vergisi, Damga Vergisi ve Emlak Vergisi mevzuatı ile teknokent faaliyetleri arasındaki ilişkiler vergi teşvik mevzuatı boyutuyla analiz edilmiştir. Ar-Ge çalışmalarının nitelikli tanımı, yeni teşvikler, girişimci katkısı, KDV istisnasının potansiyel etkisi, çalışma süre düzenlemeleri, araştırmacı personel ve vergi hukuku geliştirmeleri gibi alt başlıklarda ulaşılan bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Mali hukuk genel kapsamında çok boyutlu ayrıntılı hukuki değerlendirmelere ek olarak uygulamadaki sorunların çözümüne dönük öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜNÜN OECD MODEL VERGİ ANLAŞMASI VE VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİNCE DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=65011</link>
      <guid isPermaLink="true">https://malihukuk.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=65011</guid>
      <author>Enes İNCEL</author>
      <description>Karşılıklı anlaşma usulü, devletlerin yetkili makamları aracılığıyla yürütülen diplomatik niteliğe sahip bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Usul, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının uygulanmasından ve yorumlanmasından doğan uluslararası vergi uyuşmazlıklarına çözüm üretilmesinde kullanılan asıl yöntemdir. Karşılıklı anlaşma usulüne mukimi ve vatandaşı olduğu ülkeler arasında akdedilen çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına aykırı olarak vergilendirildiğini düşünen bir mükellefin başvurusu ile başlanır. Yetkili makamlar düzeyinde karşılıklı görüşmeler gerçekleştirilir. Karşılıklı görüşmeler esnasında uyuşmazlığın giderilmesi için makul bir çözüm üretilmeye çalışılır. Görüşmelerin sonunda üzerinde anlaşılan çözümün uygulanması, usule başvuran mükellefin kabulüne bağlıdır.&#13;
Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında düzenlenen karşılıklı anlaşma usulü hakkında 2021 yılında 7338 sayılı Kanun’la 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler sayesinde karşılıklı anlaşma usulü Türk hukukunda yasal zemine kavuşmuştur.&#13;
Çalışmada, ilk olarak uluslararası anlamda karşılıklı anlaşma usulü ortaya konacak; usulün OECD Model Vergi Anlaşması ve şerhinde yer alan düzenlemeleri incelenecektir. Sonrasında, karşılıklı anlaşma usulünün Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri değerlendirilecek; usulün Türk hukukunda uygulanması ve tartışmalı noktaları üzerinde durulacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


